Faydalı Bilgiler - Vizyon Harita

Ara
Haritalarımızı yüksek çözünürlükte görmek için slaytı inceleyebilirsiniz.
İçeriğe git

Ana menü:

İllerarası Mesafe Cetveli
İl İl Türkiye Tanıtım Servisi

Harita Nedir?

İlk çağlardan beri insanların üzerinde yaşadıkları dünyanın şeklini ve büyüklüğünü öğrenme merakı ve ulaşım,imar...vb sorunların çözülmesi için harita yapımına ihtiyaç duymuşlardır.Bu ihtiyaçları karşılama çabalarıyla haritacılık gelişmiştir.Günümüzde sağlıklı şehirleşmenin yolu, genel anlamda imar planına göre şehrin düzenlenmesiyle sağlanmaktadır. Bir şehirde imar planının yapılması için, kadastro ve halihazır haritalarının acil olarak üretilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte bir şehir için çok gerekli olan teknik altyapı tesislerinin yerlerinin belirlenmesinde, bu tesislerin bakımında ve gerektiğinde onarımı için, itfaiye ile ilgili yangın vanalarının yerlerinin belirlenmesinde, 3194 sayılı imar kanununun 18.maddesine göre arazi düzenlenmesinde, imar sahası içinde gelişme bölgelerinin tespitinde, buna benzer konuları için haritaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Yeryüzünün bir parçasının gökyüzünden kuşbakışı görünümünün matematik yöntemlerle küçültülerek ve üzerine özel işaretler koyarak bir düzlem üzerine çizilmiş şekline HARİTA denir. Haritaların kolay ve anlaşılır olabilmesi için en gerekli ayrıntılara yer verilir. Yapılan bir çizimin harita özelliğini gösterebilmesi için çizimin belirli bir ölçek dahilinde yapılması gerekir. Harita üzerindeki iki nokta arasındaki uzunluğun,arazide aynı iki noktanın arasındaki ölçülen yatay mesafesine olan oranını ÖLÇEK olarak adlandırırız. Haritaların alt köşelerinde hangi ölçekte yapıldıklarını gösteren işaretler vardır (1:500000 - 1:250000 - 1:50000 - 1:25000 gibi). Bir haritada bu ölçeğin paydasında yer alan rakam ne kadar büyük olursa haritanın ölçeği o kadar küçük olur.1:50000 ölçekli bir harita üzerindeki 1 cm gerçekte 50000cm karşılık gelir(500m). Bütün ölçekli haritalarda her bir kare 1 km2 dir.

Yeryüzündeki detaylar harita üzerinde sembollerle gösterilir.Bu sembollerin ne anlama geldiğini haritanın kenarında gösterilir.Sembollerin ve açıklamalarının bulunduğu bu kısma lejant adı verilir. Lejant, Haritalarda kullanılan işaret ve renklerin ifade edildiği tablodur. Haritanın okunmasını sağlar.Haritayı kullanacak kişi bu kısmı iyi özümsemelidir.

Haritanın Yorumlanması

Harita Yorumlama, haritaya baktığınızda bölgeyi üçboyutlu zihninizde oluşturabilmeniz en önemli noktadır. Bunu haritadaki yükselti çizgileri sayesinde yapabilirsiniz. Dağın bir yatay kesiti alınır. Çizgiler eşit yükseltileri gösterir.Yükselti çizgilerinin şekli dağın veya tepenin şeklini verir. Eşyükselti eğrileri arazide aynı yükseklikteki noktaları birleştirir, iç içe kapalı eğrilerdir, birbirini kesmezler, yükseltisi en fazla olan en içtedir yükseltisi en az olan en dıştadır, aralarındaki yükselti farkı birbirine eşittir, aynı izohips çizgisi üzerindeki bütün noktalarda yükselti aynıdır, izohips çizgisi üzerinde olmayan bir noktanın kesin yükseltisi bilinemez, Kıyı çizgisi (deniz kıyısı) sıfır metredir, izohipslerin sık veya seyrek geçmesi yer şekillerine bağlıdır, izohipslerin sık geçtiği yerde eğim fazladır, seyrek geçtiği yerde eğim azdır. Yeryüzündeki herhangi bir yükseltinin kesiti alındığında kesitler arası uzaklık sabit olduğundan iki yükselti arasındaki yükseklik farkı da sabittir.Eş yükseklik eğrileri birbirinden eşit uzaklıktadır ve değeri haritanın kenarında belirtilir.

Yükselti çizgilerinin şeklinden arazinin dağlık mı, çukur mu , yamaç mı .... olduğunu anlamamıza yardımcı olur.Ayrıca arazinin eğimi hakkında bilgi verir.Eş yükselti çizgileri arası mesafenin azalması yani bu eğrilerin sıklaşması arazinin eğiminin arttığını gösterir. Eğimin bilinmesi arazinin yürünülebilir olup olmadığı konusunda karar vermemizi sağlar.Eğim hesabı için öncelikle eş yükselti eğrileri arasındaki mesafe ölçülür ve ölçek katsayısı ile çarpılır ve eş yükseklik eğrileri arası yatay mesafe(arazideki uzunluk) bulunur.Bu uzunluk yükselti çizgileri arası yükseklik farkı ile karşılaştırılarak hesaplanır.

Formüller:

h = Eş yükselti çizgileri arası yükseklik farkı
c = Eğim
s = Eş yükselti çizgileri arası mesafe (harita uzunluğu)
m = Ölçek

Yatay Mesafe = S = m * s
Eğim(%) = ( h * 100 ) / S ile ifade edilir.

Haritalarda Enlem ve Boylam

Harita bilgileri içinde denilebilir ki en başta, haritaların kenarlarında verilmiş bulunan enlem ve boylamlar gelir. Haritanın yukarısında ve aşağısında boylamlar ölçülürken, iki yanında enlemler ve boylamlar ölçülür. Örneğin Ahırkapı Bankı'nın boylamını bulmak istediğinizde pergelimizin bir ucunu bank üzerindeki fenerin ayağına koyarken diğer ucunu 58 dakika boylamına gelecek derecede açtıktan sonra bunu aşağıda 58' boylamı üzerine koyarak diğer ucundan da 45" saniyeyi okuyarak Ahırkapı Bankı fenerinin boylamını tesbit edebiliriz. Hemen burada şunu belirtelim ki 58' ile 59' arasında ona bölünmüş bulunan ölçülerin beheri 6 saniyeyi göstermektedir.

Yine bu bankın enlemini bulmak istediğimizde pergelin bi ucunu bankın fenerinin ayağına diğer ucunu da yukarısında geçen 41° enlemine açarak burada bulduğumuz açıklığı 41° enlemi ile onun altında bulunan ölçü üzerine koyarak bu bankın üzerinde bulunan fenerin enlemini 40° 59' 40" N yani Kuzey olarak bulabiliriz.

Toparlayacak olursak Ahırkapı bankı üzerinde bulunan fenerin enlemini: 40° 59' 40" N yanı Kuzey, boylamını ise: 28° 58' 43" E yani Doğu olarak tespit edebiliriz.

Haritalarda Mesafe Ölçümü

Enlemler üzerindeki ölçülerin (haritanın yanları) bir yararı da buralardan mesafeleri de ölçmemizde sağlamasıdır. Örneğin Ahırkapı Bankı üzerinde bulunan fenerin Kadıköy İnci Burnu'na olan mesafesini bulabilmek için pergelimizin bir ucunu bank üzerindeki fenerin ayağına, diğer ucunu da İnci burnunda bulunan fenberin ayağına koyduğumuzda pergelde meydana gelen açıklığı aynı hizada bulunan enlem üzerindeki ölçülerin üzerine koyduğumuzda mesafenin ne kadar olduğunu saptayabiliriz. Bilindiği üzere burada gösterilen, örneğin 58' ile 59' arasındaki mesafe bir mildir. Başka bir deyişle dakikalar mili gösterir. Harita tetkik edildiğinde bir mil ona bölünmüş olup bu onda bire bir Gomina, yani 185 metre diyoruz. Ölçmeyi yaptığımızda mesafenin 1.65 mil ya da başka bir değişle bir mil ve 6.5 gomina olduğunu bulmuş oluruz.

Kaynak: KTÜ Jeodezi Mühendisliği

YÜZEY ŞEKİLLERİ

Genel olarak yüksek bir ülke olan Türkiye’de dağlar geniş yer tutar; buna karşılık, çeşitli düzlükler yani ovalar, platolar ve çöküntü alanları da çoktur. Bu özellik bir yandan iklimi çeşitlendirirken, bir yandan da yerleşme düzenini ve ekonomik yaşamı etkiler.Türkiye iklim, doğal bitki örtüsü, tarım türlerinin dağılışı gibi etmenler göz önünde bulundurularak yedi büyük coğrafi bölgeye ayrılmıştır: Akdeniz, Ege, Marmara, Karadeniz, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve

Güneydoğu Anadolu bölgeleri.
Dağlık bir ülke olan Türkiye’nin başlıca sıradağları, kuzeyde ve güneyde genel olarak sahillere paralel geniş yaylar çizerek uzanır. Kuzeydekiler Kuzey Anadolu Dağları, güneydekiler ise Toroslar’dır. Bu sıradağlar Anadolu’nun orta kesimindeki geniş düzlükler tarafından birbirinden ayrılmıştır. Sıradağlar, ülkenin doğu kesimlerinde sıklaşmakta ve yüksek tepeler oluşturmaktadır. Batı kesiminde ise yükseklik azalmaktadır. Ege ve Marmara bölgelerinde sıradağlar seyrektir, bu bölgeler daha çok çukur niteliğindedir. Ülkenin orta kesimlerinde olduğu gibi, Toroslar’ın uzantıları dışında kalan Güneydoğu Anadolu’da da geniş düzlükler yer alır. Türkiye’nin en yüksek dağı olan Büyük Ağrı dağı (5137 m.) ve onun yanındaki sönmüş volkanik bir dağ olan Süphan dağı, Doğu Anadolu bölgesindedir. Karacadağ, Raman ve Sof dağları Güneydoğu Anadolu Bölgesinin başlıca dağlarıdır.

Türkiye’de çok sayıda akarsu bulunmaktadır. Akarsuların büyük bölümünden enerji üretiminde yararlanılır. Doğu Anadolu’nun başlıca akarsularından Fırat ve Dicle nehirleri Basra Körfezine, Orta Anadolu’nun Yeşilırmak, Kızılırmak ve Sakarya nehirleri Karadeniz’e, Batıda Susurluk, Biga ve Gönen çayları Marmara Denizi’ne; Gediz, Büyük ve Küçük Menderes nehirleri Ege Denizi’ne dökülür.

Türkiye göllerinin toplam yüzölçümü 9200 km2yi bulur. Göl sayısı bakımından en zengin bölge Doğu Anadolu’dur. Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü (3713 km2) ile Erçek, Çıldır ve Hazar gölleri bu bölgededir. İç Anadolu’nun en büyük gölleri ise sığ ve çok tuzludur. Ülkenin ikinci büyük gölü olan Tuzgölü (1500 km2) ile Akşehir ve Eber gölleri bu bölgededir. Van Gölü üzerinde vapur taşımacılığı yapılır.

Marmara ve Boğazlar, Karadeniz’i dış dünyaya açan çok önemli su yollarıdır. Bütünüyle ulusal sınırlar içinde yer alan Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ile Karadeniz’e, Çanakkale Boğazı ile de Ege ve Akdeniz’e açılır. Türkiye’nin özellikle Ege ve Batı Akdeniz kıyıları girintili çıkıntılıdır ve buralarda çok sayıda körfez yer alır.

İKLİM
Türkiye coğrafi konumu bakımından orta iklim kuşağının güneyinde bulunmakta olup yazları kurak geçen suptropikal iklimin bir tipi olan “Akdeniz İklimi”nin tesiri altındadır.
Akdeniz Bölgesi : Kıyı boyunca yazları sıcak ve kurak,kışları ılık ve yağışlı Akdeniz iklimi hüküm sürer. Batıda Torosların ardında Burdur Isparta Akdeniz iklimi ile kara iklimi arasında geçiş bölgesidir. Akdenizde 7 ay boyunca ( Mayıs başından Ekim sonuna kadar) denize girilebilir.
Ege Bölgesi : Kıyılarda Akdeniz iklimi hüküm sürer.İç kesimlere doğru iklim sertleşir. Kara iklimi başlar. Ege Denizinde denize girme mevsimi 4-5 ay (Haziran-Eylül sonu) dır.

Marmara Bölgesi : Kışları oldukça soğuktur. Sık sık don olayları ve kar yağışı görülür.Yaz kuraklığı Akdenize nazaran hafiflemiştir. Marmara Denizinde denize girme mevsimi 3 ay (Haziran-Ağustos sonu)dır. Bazen Eylül aylarında da denize girilebilmektedir.
Karadeniz Bölgesi : Her mevsimi yağışlı Karadeniz iklimi 3 tipe ayrılır. Doğu Karadenizde (Trabzon,Rize) yağışlar en yüksek değerde, yaz sıcaklığı yüksek, kışları ılıktır. Orta Karadeniz’de (Ordu) yağışları daha azdır. Akdeniz iklimini andırır. Batı Karadeniz’de (Zonguldak,Sinop) yağış az, yazın nem oranı düşüktür. Karadeniz’de denize girme mevsimi Haziran sonu ile Ağustos ortasına kadardır.

İç Anadolu Bölgesi : Kışları soğuk,yazları akdeniz iklim tipinde yaşanan kuraklıktan daha az sıcak. Yağışlar İlkbahar ve Sonbahardadır.

Doğu Anadolu Bölgesi : Şiddetli kontinental (karasal) iklimin hüküm sürdüğü Doğu Anadolu’da kışlar karlı ve sık don olayları ile birlikte çok uzun sürer.Yazlar Güneydoğu Anadolu bölgesine nazaran serindir.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi : Step iklimi hüküm sürmekte olup yazlar çok sıcak geçer.Kuraklık son derece ******lidir. Buharlaşma yoğun olup yılda 1000-2000 m.m ve daha fazlasına ulaşabilir.

DENİZLER

Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrilidir. Dört denizden üçü Karadeniz, Ege Deniz ve Akdeniz, Atlas Okyanusu açılır. Karadenizi Akdeniz’e bağlayan Marmara Denizi Türkiye’nin toprakları arasında yeralır.

Karadeniz: Kapalı deniz görüşündeki Karadeniz kıyılarının uzunluğu 1695 Km,en derin yeri 2244 M, yüzölçümü 424.000 Km2'dır. Karadeniz “boyuna kıyı tipi” göstermesi dolayısıyla şelf sahası çok sarp olup, kısa mesai de derinlik 1500 m’yi bulur. Buharlaşma az, dökülen akarsu çok olduğundan tuzluluk oranı azdır.
Ortalama Tuzluluk Oranı: %18, Irmak Ağızlarında: %15-16

Marmara Denizi: Karadeniz’le Akdeniz arasında küçük bir iç denizdir. Kıyılarının uzunluğu 1189 Km, derinlik 760m-3500 m, Karadeniz ve Akdenizi birbirine bağlar.
Ortalama Tuzluluk Oranı: % 26

Ege Denizi: Türkiye’nin en uzun ve en girintili çıkıntılı kıyılarına sahip olan denizidir. Kıyılarının uzunluğu 2805 km, en derin yerin 1000 m’dir.
Ortalama Tuzluluk Oranı: Kuzeyde%38, Güneyde % 39
Akdeniz: Türkiye’nin güneyinde uzanan Akdeniz asıl Akdeniz’in doğu bölümünü teşkil eder. Kıyılarının uzunluğu 1577 Km, yüzölçümü: 2.890.000 Km2'dir.
Ortalama Tuzluluk Oranı: Batı’da %36, Doğu’da %039

 
İçeriğe dön | Ana menüye dön